(2004 S. K. m. 33, 68/B, 149/A, 150/I)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İİK'nun 150/ı maddesine göre (hesap özetenin noter marifeti ile borçluya gönderildiğine dair noterden tasdikli bir örneği icra müdürlüğüne ibraz edildiği takdirde) borçluya icra emri tebliğ edilir. Bunun için ipotek akit tablosunun kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmesi şart değildir. Aynı maddeye göre, krediyi kullanan borçlunun noter aracılığı ile 8 gün içinde hesap özetine itiraz ettiği ispat edildiği takdirde, krediyi kullandıran taraf İİK'nun 68/b maddesi çerçevesinde alacağını diğer belgelerle ispat edebilir. Bu kuralın mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak denetlenmesi orunlu dur. Kredi borçlusunun kendisine noter aracılığı ile gönderilen hesap özetine 8 gün içinde itiraz etmemesi halinde ihtarda belirtilen miktar kesinleşir ve bu durumda itiraz nedenlerinin İİK'nun 149/a ve 33. maddelerinde öngörülen koşullara göre kanıtlanması zorunlu hale gelir.
Somut olayda, Mahkemece uyulan Dairemizin bozma ilamının 2. paragrafının 1. cümlesinde öngörülen araştırma sonucuna göre, kredi borçlusu O.M. Ltd. Şti.'nin ihtarname tebliğine itiraz ettiğine ilişkin bir belgeye rastlanmamıştır. Öncelikle bu husus bir tereddüde yer vermeyecek açıklıkta saptanmalıdır. İtiraz edildiği belgelendiği takdirde dosyada konulu olan bilirkişi raporu içeriğine göre itiraz reddedilecektir. İhtara itiraz edilmemiş ise adı geçen borçlunun başvurusunun bir ödeme belgesi sunulamadığı için yine reddine karar verilmelidir. İpotek verenlerin ihtara itirazları bir ödeme belgesi sunulamadığı için sonuca etkili değildir.
Mahkemece, sadece teminat mektuplarının bedelinin tahsili ile ilgili bozma yönünde hüküm tesis edilmiş, yukarıda yer verilen itirazlarla ilgili gerek kredi borçlusunun gerekse ipotek verenlerin (birleşen dosyası) hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmemiştir. Eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy