(2004 S. K. m. 170/4)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK. nun 170/4. maddesi gereğince itirazın kabulüne karar verilmesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyetli veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminatla sorumlu tutulabileceği hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, takip alacaklısı İlker Koç, dayanak senetlerden 30.04.2004 vade tarihli ve 19.255.000.000 TL. bedelli bono ile, 01.04.2004 vade tarihli ve 6.902.000.000 TL. bedelli bonolarda lehtar sıfatını taşımakta olup, diğerlerinde ciro ile senedi eline geçiren yetkili hamil durumundadır. Lehtar, bonodaki imzanın keşideci borçluya ait olup olmadığını bilebilecek durumdadır. Bonodaki imzanın borçlunun eli ürünü olduğunu kontrol etmeden, ya da imzaların huzurunda atılmasını sağlamadan bonoyu alan alacaklı imzaya itirazları kabul edilenlere karşı başlattığı takipte ağır kusurlu kabul edilmelidir.
Bu durumda, mahkemece alacaklının sadece yukarıda yazılı ve lehtar sıfatını taşıdığı bonolar yönünden tazminatla sorumlu tutulması gerekirken, tazminatın diğer bonoları da içini alacak şekilde asıl alacağın toplamı üzerinden hesaplanması isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK. nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 04.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy