(3226 S. K. m. 19) (1086 S. K. m. 76) (2004 S. K. m. 16, 79, 96, 97)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 3226 Sayılı Kanunun 19. maddesinde; kiracının iflası veya icra takibine uğraması halinde finansal kiralama konusu malların takibin dışında tutulmasına veya iflasta tefrikine ilgili memurca karar verileceği, bu karara karşı yedi gün içinde İcra Tetkik Mercii Hakimliği nezdinde şikayette bulunulabileceği öngörülmüştür. Bu düzenleme ile haczedilmezlik ve istihkak prosedüründen ayrı finansal kiralama konusu malların haciz veya iflas dışında (takip dışında) bırakılacağı kuralı getirilmiştir. Borçlu kiracı ve finansal kiralama yapan kiralayan yasanın bu hükmünden yararlanarak icra müdürüne başvurabilirler. Söz konusu hüküm kiralayanın doğrudan istihkak davası açmasına engel değil ise de; ilgili memurun 3226 Sayılı Yasanın 19. maddesi uyarınca vereceği karara karşı hukuki yararı bulunan alacaklının, borçlunun ve finansal kiralayanın memur işleminin yanlışlığını ileri sürerek 7 gün içinde İcra Mahkemesine şikayette bulunma hakları olduğu anılan madde hükmü gereğidir. Şikayetçi kiralayan vekili İcra Mahkemesine başvurusunda haczedilen menkullerin finansal kiralama konusu olup kendilerine ait olduğu nedenine dayalı olarak haczin kaldırılması istemiştir. Başvuru bu hali ile 3226 Sayılı Kanunun 19/2. maddesine dayalı şikayet niteliğindedir. Dilekçede ayrıca İİK. nun 96 ve 97. maddelerine dayanılmış olması, HUMK'un 76. maddesinde yer alan hukuki tavsifin hakime ait olduğu kuralını değiştirmez.
İ.İ.K'nun 79. maddesi gereğince hacizle ilgili şikayetler talimat icra dairesinin bağlı bulunduğu İcra Hakimliğince çözümleneceğinden, Mahkemece, şikayetin mahiyetine göre duruşma açılıp, taraflar arasında özde ve biçimde 3226 Sayılı Yasanın 8. maddesi koşullarında bir finansal kiralama sözleşmesinin varlığını tespitten sonra haczedilen mallar ile finansal kiralama konusu malların aynı olup olmadığı belirlenerek (gerektiğinden bilirkişi mütalaasına başvurulmak suretiyle), oluşacak duruma göre bir karar vermek gerekirken başvurunun istihkak iddiası olarak değerlendirilerek eksik inceleme ile evrak üzerinde şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 31.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy