(2004 S. K. m. 68)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1) İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK'nun 438. ve İİK' nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi;
2) Alacaklı tarafından avukatlık ücret sözleşmesine dayalı olarak genel haciz yolu ile icra takibine geçilmiş, borçluya örnek 49 nolu ödeme emri tebliğ edilmiştir. Borçlu İcra Dairesine verdiği itiraz dilekçesinde ve İcra Mahkemesine verdiği cevap dilekçesinde alacaklının takip konusu alacağı tahsil ettiğini belirterek borca itiraz ettiği anlaşılmıştır. Borçlu borcu doğuran hukuki ilişkiyi kabul edip, itirazını sadece ödeme olgusuna dayandırdığına göre, takip dayanağı belgenin anılan kanunun 68/1. maddesinde belirtilen belgelerden olup olmadığına bakılmayacağına ilişkin Mahkeme gerekçesi doğrudur. Ancak borçlunun ödeme iddiası üzerinde durulmalıdır. Çünkü anılan madde yazılı belgelerle ispatlanacak olan (hukuki ilişki ve borçtur) Borçlu hukuki ilişki ve borcu kabul edip ödediğini ileri sürdüğüne göre kabul edilen bir hususun ayrıca İİK. nun 68/1. maddesinde yazılı belgelerle ispatına yer olmadığı kabul edilmelidir. (H.G.K. nun 4.12.2985 tarih ve 1984/12-527 E. 984 K.) Borçlu tarafından ödeme iddiasına dayanak yapılan, Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/392 esas sayılı dava dosyasına alacaklı vekili tarafından verilen 22.5.2004 havale tarihli dilekçede; taraflar arasındaki avukatlık ücret sözleşmesinden doğan bütün alacakların, yapılan tahsilattan mahsup edildiğinin kabul edildiği görülmüştür. Alacaklı vekilince mahkemeye verilen bu dilekçe İİK. nun 68/1. maddesinde yazılı nitelikte belgelerdendir. O halde, borçlu tarafından borcun ödendiği İİK. nun 68/1. maddesinde yazılı nitelikte belge ile ispatlandığından mahkemece itirazın kaldırılması isteminin reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda 2. maddede yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 07.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy