(7201 S. K. m. 21) (Tebligat Tüz. m. 28)
Dava: Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Tebliğ tarihinin düzeltilmesi isteminde bulunan T. Narenciye Tarım Ürünleri İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yolu ile icra takibi nedeniyle adı geçenin ticaret sicilindeki adresine gönderilen örnek 49 ödeme emrinin Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinin uygulanmadığı gerekçe gösterilerek Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüzlüğünden söz edilerek tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 11.02.2005 olarak düzeltilmesi isteminde bulunulduğu ve mahkemece bu istemin 7201 Sayılı Kanunun 32. maddesi de gözetilerek kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Hükmü şahıslar adına ve adı geçenin ticaret sicilinde yazılı adresine gönderilen tebligatların 7201 Sayılı Kanunun 21. maddesine göre yapılmış olması halinde tebliğ memurunun tüzüğün 28. maddesindeki koşulları araştırması gerekli değildir. Zira muhatabın adreste bulunmaması halinde bunun nedeninin araştırılması ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceğinin tespit edilmesi gerçek kişiler yönünden zorunlu olup hükmü şahısların sıfatı ve niteliği itibarı ile böyle bir araştırmanın yapılmamış olması, tebligatın usulsüzlüğü sonucunu doğurmaz.
Mahkemece de bu durum kabul edildiği halde; bunun aksine gerekçe ile "tebliğ sırasında şirketin temsilcisi bulunmadığı veya evrakı alamayacak durumda bulunduğu tebliğ tutanağında belirtilmek suretiyle 7201 Sayılı Yasanın 21. maddesine göre tebligat yapılabileceği ancak Tebligat Tüzüğünün 28. maddesi uygulanmak sureti ile adreste bulunmama nedenlerinin tutanakla tespit edilmediğinden bahisle" kendi kabul düşüncesine de ters düşecek şekilde borçlu şirket yönünden de talebin kabul edilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 10.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy