(2004 S. K. m. 30)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 07.06.2002 tarih ve 2000/368 Esas 2002/195 Karar sayılı ilamına dayanılarak Çeşme İcra Müdürlüğü'nün 2003/355 sayılı dosyası ile başlatılan takipte, ilam gereğinin 22.09.2003 tarihinde yerine getirilmesinden sonra, borçlunun yeniden aynı yere teras ve eklentileri yaptığının alacaklı vekilince ileri sürüldüğü ve icra müdürlüğünden borçlunun müdahalesinin önlenmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmektedir. İcra Müdürlüğünce 09.03.2005 tarihinde adı geçen yere gidilerek bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Borçlu vekilinin bu kararın iptali için icra mahkemesine başvurması üzerine Mahkemece; dayanak ilamdaki mahkeme kararının hükümden sonraki eylemlere uygulanma olanağı bulunmadığından bahisle hükümden sonra yapıldığı ileri sürülen müdahale için men'i müdahale yönünde yeni bir hüküm tesis edilmeden, eski hükmün tekrar infazı mümkün görülmediği ifade edilerek icra müdürlüğünün işleminin iptali yönünde hüküm kurulmuştur.
İİK.'nun 4949 sayılı kanunla değişik 30/son maddesi bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ilam hükmü yerine getirildikten sonra borçlu ilam hükmünü ortadan kaldıracak bir eylemde bulunursa, mahkemeden ayrıca hüküm almaya gerek kalmadan önceki ilam hükmü tekrar zorla yerine getirilir hükmünü içermektedir. Yasada öngörülen bu düzenleme karşısında icra müdürlüğünün 09.03.2005 tarihli işleminde bir yanlışlık bulunmamaktadır. Mahkemece şikayetin reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 07.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy