(6762 S. K. m. 626, 642, 708, 720, 730)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Kural olarak poliçede protesto dışında müracaat hakkının kullanılmasına ilişkin maddi şartları tespit ve tevsik başka herhangi bir vesika ile sağlanamaz. (takas odasının beyanı hariç). Gerçektende protesto varakasının tanzimi, poliçede müracaat hakların kullanılması konusunda tek yoldur. (Prof. Dr. Fırat Öztam, Kıymetli Evrak Hukuku Sh. 1314).
Yasa koyucu çeklerde hamilin müracaat hakkını kullanabilmesini başka imkanlarla da sağlamıştır. Örneğin, çekte protesto düzenlettirmek yoluna gidilebileceği gibi, buna muadil bazı tespit ve tevsik şekline de başvurulabilir. Seçim hakkı hamile ait olmakla beraber, sadece istisna olarak çekin ibrazında muhatabın şubesinin (işyerinin) bulunmaması veya ödemeyi yapacak bir yerin gösterilmemiş olması, yahut bu yerde ödeme yapacak yetkilinin olmaması nedeniyle hamilin bu durumu protesto ile tevsiki zorunludur.
Hamilin müracaat hakkını kullanmasında en güvenli yol ödememe keyfiyetini protesto ile tevsik ise de (çeklerde de poliçenin protestosuna ilişkin hüküm bir kıyasen uygulanacağından) Dairemiz içtihatlarında da benimsendiği üzere çekte sadece keşidecinin protesto edilmesi yeterli olup ayrıca cirantanın da protesto edilmesi gerekmez.
Çekin ödenmediğinin, muhatap tarafından ibraz günü de gösterilmek suretiyle çekin üzerine yazılmış olan tarihli beyanla da tespiti mümkündür. Muhatabın bu beyanı protesto ile aynı sonucu doğurur. Bir başka anlatımla, muhataba ibraz da tarihli, yazılı ve imzalı olması halinde ödememe keyfiyetini tespit için yeterlidir.
Öte yandan, ödemelerin imtina keyfiyeti takas odasının tarihli beyanıyla da tespit olunabilir. (TTK. 720/3)
Yukarıda açıklanan, protesto, ibraz takas odasının tarihli beyanlarından herhangi birisini tercih eden hamilin bu işlemi gerçekleştirmesi halinde dayanak çekle ilgili olarak müracaat hakkını kullanabilir. Nitekim, somut olayda da gözlendiği gibi takip alacaklısı ciranta hamil TTK'nun 708 ve 720. maddelerine uygun olarak 30.06.2004 keşide tarihli çeki aynı tarihte muhatap bankaya ibraz ettiğinden, çek lehtarı (hamile) ve keşideciye karşı müracaat hakkını yitirmemiştir. Bu durumda, TTK'nun 730. maddesinde aynı kanun 626-642. maddelerine de bir gönderme olmadığından icra mahkemesine çek lehtarının protesto edilmediğinden bahisle Eşref Göztepe yönünden takibin iptaline karar verilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy