(4833 S. K. m. 51) (5027 S. K. m. 49) (5277 S. K. m. 37) (YHGK 01.12.2004 T. 2004/12-667 E. 2004/628 K.)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraf vekilleri tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Şikayet konusu münhasıran icra müdürünün işleminden kaynaklandığı için alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2- Borçlu vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
4833 Sayılı 2003 yılı Mali Bütçe Kanununun 51/t maddesi ile 5027 Sayılı 2004 yılı Bütçe Kanunun 49/o ve 5277 Sayılı 2005 yılı Bütçe Kanunun 37/e maddelerindeki faiz oranları genel bütçeye dahil dairelerle, katma bütçeli idarelerin ilama bağlı borçları hakkında uygulanır. (HGK. nun 1.12.2004 t. ve 2004/12-667 E. sayılı kararı)
Somut olayda takip dayanağı ilamdaki kıdem tazminatı için en yüksek mevduat faizi oranı uygulanacağından bu husus şikayet konusu kapsamında değildir.
Yasal faiz istemlerine gelince;
Borçlu üniversite katma bütçeli idarelerden olduğu için yukarıda yazılı kurallar uygulanıp faiz oranı ve miktarı belirlenmelidir. Ancak, 2003 yılı Bütçe Kanunun 50/t maddesi Anayasa Mahkemesinin 22.1.2004 tarihli kararı ile iptal edilmiştir. Ayrıca 2005 yılı Bütçe Kanununda yer alan 37/e maddesi de 5335 sayılı yasa ile yürürlükten kaldırılmıştır. Gerek bu yasanın yürürlük tarihi olan 1.5.2005 tarihinden sonrası için ve gerekse 2003 yılı bakımından Bütçe Kanunundaki faiz oranı yerine 3095 Sayılı Kanunun l. maddesinde belirtilen faiz oranı uygulanacaktır.
2004 yılı için Bütçe Kanununda öngörülen faiz oranları bu olayda borçlu için geçerliliğini korumaktadır.
Bu ilkeler gözönüne alındığında; alacaklı, işlemiş faiz yönünden takibinde miktar belirttiği için bu takipte kendini bağlamıştır. Zamanaşımı haddine kadar bir başka takiple varsa işlemiş faiz alacağını isteyebilir.
Takipten sonraki dönem için işleyecek faizin ise, oran belirlenmediğinden icra müdürünce yukarıdaki kurallara göre hesaplanması gereklidir. Bu durumda mahkemece icra müdürüne yapılacak işlemler yönünden yukarıdaki kuralların uygulanması gerektiği yönünde direktif verilerek, bu gerekçe ile memurluk kararının iptali yerine, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz ise de, memurluk kararı iptal edildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının açıklanan bu gerekçe ile onanması gerekmiştir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru olan mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366. ve HUMK.nun 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA, harç alınmasına yer olmadığına, 12.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy