(2709 S. K. m. 46) (4833 S. K. m. 51) (ANY. MAH. 22.01.2004 T. 2003/41 E. 2004/4)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içerisinde temyizen incelenmesi borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Anayasa'nın 4709 S. Kanun ile değişik 46/son fıkrasına göre kesin hükme bağlanan (kesinleşmiş) kamulaştırma bedellerinin ödenmemesi halinde 17.10.2001 gününden itibaren kamu alacakları için ön görülen en yüksek faizin uygulanması talep edilebilir. Bir başka anlatımla henüz kesinleşmemiş kamulaştırma bedeli için 17.10.2001 gününden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranı uygulanamaz. Anayasa'nın 46/son maddesindeki değişiklik ilamın kesinleşmesinden itibaren hesaplamada dikkate alınacaktır. Takip dayanağı ilamın kesinleşme gününe kadar ise 3095 S. Kanun hükümleri doğrultusunda (2003 yılı Bütçe Yasasının 51/t maddesi Anayasa Mahkemesinin 22.01.2004 gün ve 2003/41 E., 2004/4 K. s. kararı ile iptal edildiğinden elde bulunan ve uyuşmazlığın sürdüğü davalarda iptal kararının geriye yürümeme kuralı uygulanamayacağından 01.04.2003-31.12.2003 tarihlerinde Bütçe Kanununda yazılı oranın uygulanmayacağı da gözetilerek) hesaplanması gerekir.
Somut olayda borçlu vekili, 31.03.2003 günlü icra takibinde Anayasa'nın değişik 46/son maddesine dayalı işlemiş faiz talep edildiğinden bahisle 08.10.2003 günlü bakiye 15.480.450.000. TL. borcun iptal edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda takip talebinde yazılı borç miktarı esas alınarak takip tarihi ile 08.10.2003 ödeme tarihi arasındaki işlemiş faizin senelik %84 faiz oranına göre hesaplandığı ve böylece bakiye alacağın belirlendiği görülmektedir. ilama aykırılık süresiz şikayete konu olabildiğinden, takip dayanağı ilamda yazılı faiz başlangıcı olan 30.05.2001'den 08.10.2003 bakiye borç hesabına yapılan tarihe kadar geçen döneme ilişkin işlemiş faizin tespiti için, takip talebinde istenen miktarı aşmamak kaydı ile yukarda açıklanan ilkeler doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 21.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy