(2004 S. K. m. 62)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklı Yusuf Çakmak Mirasçıları vekili tarafından, T.T.K. Genel Müdürlüğü hakkında toplam 10.154.000.000. TL. alacağın tahsili için ilama dayalı olarak icra takibine geçilmiş örnek 53 nolu icra emri borçluya 04.03.2005 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Borçlu vekilinin yasal süresi içinde İcra Mahkemesine başvurarak kendilerinden ilama aykırı olarak 717.000.000.TL. fazladan faiz istendiği ileri sürülmüş ve bu miktar için icranın geri bırakılmasına karar verilmesi isteminde bulunulmuştur.
Mahkemece, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen Yusuf Çakmak'ın dava tarihinde ölü olduğu ifade edildikten sonra, ölü kişi hakkında dava açılamayacağı gerekçe gösterilerek şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir.
İcra takibinin dayanağı olan Zonguldak 1.İş Mahkemesinin 08.12.2004 tarih ve 2004/478-722 sayılı ilamında ve buna uygun olarak düzenlenen icra emrinde davacı-alacaklılar (Ölü Yusuf Çakmak Mirasçıları) olarak açıkça belirtilmiş mirasçıların her biri ayrı ayrı gösterilmiştir. Davada ve takipte adı geçenlerin vekili de Av. Mustafa Akgün olup takip talepnamesinde adı ve adresi yazılıdır.
İcra emri tebliğ edildikten sonra davalı idare vekilince İcra Mahkemesine sunulan dilekçede, icra dosya numarası, alacaklının vekili, adı-soyadı, adresi ve takip dayanağı İş Mahkemesi ilamı maddi olgulara uygun biçimde ve doğru olarak ifade edilmiş; sadece, alacaklı olarak Yusuf Çakmak adı yanına ilavesi gereken (Mirasçıları) ibaresi eksik bırakılmıştır. Bu yazım biçimi ve açıklanan eksiklik maddi hatadan ibarettir. Tarafların vekilleri ve icra dosya numarası doğru olarak yazıldığı için anılan maddi hata her zaman düzeltilebilir nitelikte kabul edilmelidir. Zira, İcra Mahkemesinde görülen şikayet ve itirazlarda dava prosedürü uygulanmaz. Aksinin kabulü aşırı şekilcilik olup, hak zayiine neden olur.
O halde, Mahkemece, itirazın esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 12.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy