(2004 S. K. m. 170) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içerisinde temyizen incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Takibe konu çek keşidecisi çekte bulunan imzanın kendilerine ilişkin olmadığını iddia ederek takibin iptalini talep etmiştir.
İtiraz gününde yürürlükte bulunan 4949 sayılı kanunla değişik İİK. nun 170/son fıkrası itirazın kabulüne karar verilmesi halinde senedi takibe koymada kötü niyetli veya ağır kusurlu bulunduğu takdirde alacaklı aleyhine senede dayanan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10'u oranında para cezasına hükmedileceğini düzenlemektedir.
Ancak, somut olayda takip alacaklısı ilk ciranta konumunda olup imzanın çek keşidecisine ilişkin olup olmadığını bilebilecek halde olmadığından kötü niyetli ve ağır kusurlu kabul edilemez. Bu nedenle, alacaklı aleyhinde tazminat ve para cezasına hükmedilmesi isabetsiz ve bozmayı gerektirir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından hüküm düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mersin 2. İcra Mahkemesi'nin 17.12.2004 gün 2004/418-704 s. kararının hüküm bölümünün (1) no'lu bendinde yer alan %20 tazminat ve %10 para cezası ile ilgili sözcüklerin karar metninden çıkarılmasına, kararın düzeltilen bu şekliyle İİK. 366 ve HUMK. nun 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA, mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına mahal olmadığına, 16.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy