(2004 S. K. m. 133)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlu vekili tarafından ihalenin feshi istemiyle İcra Mahkemesine başvurulduğu, alacaklı vekilinin davanın yargılaması sırasında 02.06.2005 tarihli duruşmada davayı kabul ettiğini beyan etmesi üzerine Mahkemece ihalenin feshi nedenlerinin yerinde olmamakla birlikte kabul nedeniyle kabul eden davalı ile sınırlı olmak üzere ihalenin feshine karar verildiği anlaşılmaktadır. Öncelikle süreklilik kazanan Dairemiz içtihatlarına göre, ilgililerin tümünün birlikte davayı kabul etmeleri halinde ihalenin feshine karar verilmesi gerekir. Bu nedenle ihale alıcısının her hangi bir kabul beyanı olmaksızın yalnızca alacaklı vekilinin kabulüne dayalı olarak ihalenin feshine karar verilemez. Öte yandan davayı kabul için vekilin vekaletnamesinde kabule ilişkin özel yetkisinin bulunması zorunlu olup, alacaklı vekilinin vekaletnamesinde de davayı kabule yetkisinin olmadığı görülmektedir. Bu nedenle alacaklı vekilinin de geçerli bir kabul beyanı olduğundan söz edilemez. O halde, Mahkemece, kabule dayalı olarak ve ihalenin hüküm ve sonuçlarının bölünmesinin mümkün olmamasına rağmen infazı mümkün olmayacak şekilde alacaklı yönünden ihalenin feshi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy