(2004 S. K. m. 366) (1086 S. K. m. 428)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Alacaklı vekilinin temyiz itirazının reddine;
2- Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
3222 sayılı yasa ile değişik İİK. nun 135/2. maddesinde taşınmazın borçlu tarafından veya resmi bir belge ile belgelenmiş bir akde dayanmayarak başkaları tarafından işgal edilmekte ise tahliye için tahliye emri gönderileceği hususu düzenlenmiştir.
Somut olayda mahallinde yapılan keşif sonrası verilen bilirkişi raporunda davacının dava konusu 16 nolu parselde kullanımının olmadığını belirtmişlerdir. Bu durumda davacının tahliyesi istenilen taşınmazda kullanımının bir başka deyişle işgalinin olmadığından davacıya tahliye emri gönderilmesi doğru değildir. Mahkemece istemin kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK. nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 27.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy