(2004 S. K. m. 366) (2.HD. 23.10.2007 T. 2007/4785 E. 2007/14140) (YHGK.04.07.2001 T. 2001/2-565 E. 2001/574 K.)
Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece faize itiraz değerlendirilirken, Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin son bozma kararı üzerine verdiği 09.07.2008 tarihli kararda, takibe konulan 30.01.2002 tarihli ilam hilafına bir hüküm getirilmediği, dolayısıyla miktar itibariyle takibe etkili olmadığı, bu nedenle 30.01.2002 tarihli ilamın takibe konulduğu tarihten itibaren faiz hesaplaması yapılmasının yasaya uygun olduğu belirtilerek şikayet reddedilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 30.12.2002 tarih ve 76-15 sayılı kararının bozularak hukuki geçerliliğini yitirdiği anlaşılmaktadır.
Tenkis istemi ile ilgili olarak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin en son 23.10.2007 gün ve 2007/4785-14140 sayılı bozma ilamı ile; Tereke tespit edilirken mirasın açıldığı tarih (miras bırakanın ölüm tarihi) yerine son keşfin yapıldığı 31.03.2005 tarihindeki değerler esas alınarak sabit tenkis oranı belirlenmiş ve belirlenen bu orana göre davalılardan tenkis edilecek miktarlar hesap edilmiştir. Mahkemece 30.01.2002 tarihinde verilen kararın davacı tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da nazara alınarak hüküm tesis edilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 09.07.2008 tarih ve 2008/88-152 sayılı kararıyla bozma ilamı doğrultusunda sonuçlandırılmıştır.
Mahkemece verilen 09.07.2008 tarihli son kararda faizin başlangıcı konusunda bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda, ancak karar tarihinden itibaren faiz istenebilir. (HGK.'nun 04.07.2001 tarih ve 2001/2-565 Esas). Takip dayanağı son ilamda faizin başlangıcı konusunda hüküm bulunmadığından, mahkemece faiz hesabının dayanak son ilamın karar tarihi olan 09.07.2008 tarihinden itibaren hesaplanması gerekirken, hukuken geçerliliğini yitiren 30.01.2002 tarih ve 76-15 sayılı karar esas alınarak hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 14.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy