(2004 S. K. m. 16, 134) (818 S. K. m. 226) (YHGK 13.11.2013 T. 2013/12-162 E. 2013/1572 K.)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı ve ihale alıcısı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklı banka tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe karşı borçlunun, fesat karıştırıldığını belirterek ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, ihaleye fesat karıştırıldığı ve ihale tutanağında bitiş saatinin gösterilmediği gerekçesi ile ihalenin feshine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK' nun 134. maddesinde ihalenin fesih nedenleri açıkça gösterilmiştir. Sadece, ihalenin BK. 226. maddesinde yazılı satış ilamının tebliğ edilmemiş olması, satılan malın esaslı niteliklerindeki hata ve ihaledeki fesat nedeniyle ihalenin feshedileceğine değinilmiştir.
İhalenin feshi nedenleri, gerek doktrinde ve gerekse Yargıtay uygulamasında;
1) İhaleye fesat karıştırılmış olması,
2) Arttırmaya hazırlık aşamasındaki hatalı işlemler,
3) İhalenin yapılması sırasındaki hatalı işlemler,
4) Alıcının taşınmazın önemli nitelikleri hakkında hataya düşürülmüş olması, şeklinde sıralanabilir.
Somut olayda, şikayetçi borçlunun, ihaleye katılmak isteyen M. Y.'ya ihale alıcısı ve damadı A. G.'in 4.000.00 TL vermeyi teklif ederek bu hususta anlaşmaları suretiyle ihaleye girmesini engelleyerek ihaleye fesat karıştırıldığında bahisle ihalenin feshini talep ettiği görülmektedir.
Mahkemece tanık olarak dinlenilen ihaleyi gerçekleştiren icra müdürü ve ihalede görev alan tellal beyanlarında, ihale saatine yakın, bir kişinin gelerek ihaleye katılmak istediğini belirterek ne yapması gerektiğini sorduğunu, kendisine izah ettiğini, ihale sırasında anılan kişinin olmadığını fark edince, bir kişi daha olduğu konusunda tellalı uyardığını, tellal Ö. K.'in koridora çıkıp baktığını kimsenin bulunmadığını söylediğini, borçlu vekilinin de bir beyan veya ihrazının olmadığını, ihaleye fesat karıştırıldığını ve para pazarlığı yapıldığını söylemediğini, para pazarlığına da tanık olmadıklarını ifade etmişlerdir.
Borçlu vekilinin ihale alıcısı ile telefon konuşmasını bizzat duyduğunu, ihale alıcının para olayını razı olmadığını, ancak, damadının 5.000.00 TL yerine 4.000.00 TL'ye anlaştığını söylediğini, beyan eden, tanık F. Y.'in bu beyanını destekleyen tanık beyanı olmadığı gibi resmi olarak mercilere bir başvuru da bulunmamaktadır.
O halde, şikâyetçi borçlunun soyut iddiası dışında fesat olgusu ispat edilemediği gibi, ihale tutanağında ihale bitiş saatinin bulunmadığının, şikayetçi tarafından ileri sürülmediği ve ihalenin saatinden önce bitirildiği de iddia ve ispat edilmediğine göre, mahkemece ihalenin feshi isteminin reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı ve ihale alıcısının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararını yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK'un 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 29.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy