(4721 S. K. m. 174, 175, 185, 186, 215, 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (kadın) tarafından kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilerek temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle: duruşma için belirlenen 9.9.2013 günü temyiz eden davalı-davacı Z.A. ve vekilleri gelmediler. Karşı taraf davacı-davalı G.A. vekili geldi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşüldü:
Karar: 1-Mahkemece, tarafların karşılıklı olarak açtıkları her iki boşanma davasının kabulüyle boşanmaya ve boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu bulundukları kabul edilmiş ise de: yapılan soruşturma ve toplanan delillerden tarafların karşılıklı olarak birbirlerine hakaret ve fiziksel şiddet içeren davranışlarda bulundukları, bunun yanında davacı-davalı kocanın güven duygusunu sarsıcı davranışlar sergilediği anlaşılmakla gerçekleşen bu olaylara göre, kocanın boşanmada kadına oranla daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu yön nazara alınmadan kadının kocayla aynı oranda kusurlu kabul edilmesi ve buna bağlı olarak davalı-karşı davacı kadının Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesine dayanan maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddedilmesi doğru olmamıştır.
2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan özellikle eşlerin barınmasına (T.M.K. m. 186/1), geçimine (T.M.K. m. 185/3), malların yönetimine (T.M.K. m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (T.M.K. m. 185/2) dair geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (T.M.K. m. 169). O halde: Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı-davacı (kadın) yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
3-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (T.M.K. m. 175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı (kadın) daha ağır kusurlu olmadığı, herhangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davalı-davacı (kadın) yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda 1, 2 ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, istenmesi halinde temyiz peşin harcının yatırana iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle, 09.09.2013 tarihinde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy