MAHKEMESİ : İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 09/04/2013
NUMARASI : 2013/95-2013/351
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Temyiz eden borçlunun yokluğunda verilen mahkeme kararının borçlu vekiline tebliğine ilişkin mazbatanın incelenmesinde, tebligatın Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine aykırı olduğu anlaşılmakla, Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince bildirilen öğrenme tarihine göre süresinde olduğu anlaşılan temyiz talebinin incelemesine geçildi.
Borçlunun daha önce ipotek ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için ipoteğin mesken kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması gerekir. Zira, zorunlu olarak kurulan ipoteğin meskeniyet şikayetine engel teşkil etmeyeceği ilkesi bu ipoteğin sosyal amaçlı olarak verilen kredinin teminatını oluşturmasından kaynaklanmaktadır. Bunun dışında, borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipotekler, adı geçenin daha sonra bu yerle ilgili olarak meskeniyet iddiasında bulunulmasını engeller. Ancak, haciz tarihinde ipotek konusu borcun ödenmiş olması halinde, ipotekle yükümlü bulunmayan taşınmaz hakkında meskeniyet şikayetinde bulunulabilir. Aksi takdirde, kurulan bir ipotek borcu ödenmiş olsa dahi, bundan sonraki tüm hacizler yönünden meskeniyet şikayetinin mümkün bulunmadığı gibi kabul edilemeyecek bir sonuç ortaya çıkar.
Somut olayda, taşınmaz kaydına 28.11.2008 tarihinde haciz uygulanmış olduğu ve bu tarihte taşınmaz üzerinde .... Bankası lehine 27.3.2007 ve 12.6.2007 tarihli ipoteklerin mevcut olduğu görülmüştür. Dairemizin 05.7.2010 tarihli bozma kararına uyularak yapılan yargılamada 27.3.2007 tarihli ipoteğin konut kredisi için alındığı, 23.12.2008'de kaldırıldığı, 12.6.2007 tarihli ipoteğin ise ticari mal alım kredisi için alındığı ve 25.12.2008'de kaldırıldığı tespit edilmiştir.
Bu durumda 12.6.2007 tarihli ipoteğin ticari mal alımı için alındığı ve bu suretle meskeniyet şikayetine engel olduğu anlaşılmakta ise de; mahkemece, adı geçen bankadan haciz tarihinden önce ipoteğe konu borcun ödenip ödenmediği tespit edilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy