MAHKEMESİ : Bakırköy 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/01/2013
NUMARASI : 2011/1334-2013/21
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular ..........P. San Ve Tic Ltd Şti. ve T.A tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.D. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Borçlu T. A.ın temyiz isteminin incelenmesinde;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun mahkeme kararının İİK.nun 366. ve HUMK.nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA),
2-Borçlu şirketin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Alacaklı tarafından toplam 37.398 EURO bedelli 18 adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emri tebliği üzerine borçlunun İİK.nun 168/5.maddesinde öngörülen yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda takipte talep edilen işlemiş faiz miktarı ile işleyecek faiz oranına itiraz edildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda alacaklının takip talebinde %20 oranından işlemiş faiz hesapladığı ve takip tarihinden itibaren, asıl alacağın %20 faizi ile tahsilini istediği görülmüştür.
Faiz oranı konusunda, alacaklı ile borçlu arasında yapılmış olan bono dışındaki sözleşmelerde öngörülen ve bono nedeniyle alınacak faizi belirleyen (akdi faiz) ile ilgili anlaşma tarafları bağlar. 3095 Sayılı Kanunu'nun 2. maddesine göre de, sözleşme ile yasal faizin aksinin kararlaştırılabileceği hüküm altına alınmıştır. Sözleşmede öngörülen faiz oranının uygulanabilmesi için ise takip dayanağı bonoya açık atıf yapılmış olması, bir diğer ifade ile bono bedeli hakkında sözleşmede kararlaştırılan faizin uygulanacağının, bononun vade ve tanzim tarihleri ile miktarı belirtilmek suretiyle açıklanması şarttır.
Somut olayda alacaklı tarafından dayanılan 28.05.2008 tarihli finansal kiralama sözleşmesinde takip dayanağı bonolara herhangi bir atfın bulunmadığı görülmektedir. Bu nedenle anılan sözleşmede öngörülen faiz oranının takip dayanağı bono için uygulanması mümkün değildir.
Öte yandan, takip tarihi itibariyle uygulanması gereken B.K. nun 83/son maddesi gereğince; “Yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcu vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.” Buna göre alacaklının seçimlik hakkı mevcut olup, fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılmasını istemesi halinde takip konusu alacak tahsil tarihine kadar yabancı para alacağı olarak değerlendirileceğinden bu alacağa 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince vade tarihinden fiilen ödeme tarihine kadar Devlet Bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz isteyebilir.
Bu durumda, 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince, takip dayanağı bononun vade tarihinden takip tarihine kadar, devlet bankalarından o yabancı para için açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödedikleri en yüksek faiz oranları sorularak, tespit edildikten sonra birer yıllık dönemler halinde bilirkişiye hesaplama yaptırılarak, alacaklının talep edebileceği işlemiş faiz miktarı belirlenmeli, takip tarihinden sonrası için işleyecek faizin nitelik ve oranı da yukarıdaki ilkeler doğrultusunda belirlenerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, alacaklı Ziraat bankasının vadeli dövize fiilen uyguladığı en yüksek mevduat faiz oranına göre hesaplama yapan eksik incelemeye dayanan bilirkişi raporuna itibar edilerek sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu şirketin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy