MAHKEMESİ : Ankara 8. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 24/12/2013
NUMARASI : 2013/621-2013/1047
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe karşı borçlunun; takip dayanağı senedin kefalet sözleşmesine dayanılarak düzenlendiğini, kayıtsız şartsız bir borç ikrarı içermeyip şarta bağlı bir senet olduğunu ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği; mahkemece takip dayanağı senedin kefalet sözleşmesi nedeniyle düzenlendiği, sözleşmede senetlerin açıkça borca karşılık verildiğinin yazılı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
6102 Sayılı TTK'nun 776/1. maddesinin (b) bendinde bono veya emre yazılı senedin kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini içermesi gerektiği, 777. maddesinde de bu unsuru içermeyen bir senedin bono sayılmayacağı hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, takibin tarafları arasında düzenlenen 14.12.2009 tarihli kefalet sözleşmesinde borçlunun dava dışı Yavuzlar şirketinin borcuna kefil olduğu, takibe konulan iki senedin vade ve miktarları belirtildikten sonra sözleşmenin 3. maddesinde "Belirtilen senetler kefil olan tarafından borçlu .. İnşaat şirketinin borcuna karşılık olarak verilmiş olup alacaklı ile borçlu arasında alacak – borç ilişkisi sona erince kefaletten kaynaklanan borç da sora ermiş olacaktır." şeklinde düzenlendiği, sözkonusu maddenin yukarıda açıklanan yasa maddesinde belirtilen ve bononun kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadini içermesi gerektiğine ilişkin hükme aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Bu haliyle senetten doğan alacağın varlık ve miktarı ile tahsilinin gerekip gerekmediği yargılamaya muhtaç hale geldiğinden takibe dayanak senet bono vasfını kaybetmiş olup bu haliyle kambiyo senetlerine özgü takibe konulamaz.
O halde mahkemece, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/06/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy