(2004 S. K. m. 103) (7201 S. K. m. 10, 17)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Armağan Keskin Sarıbaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun mahkeme kararının İİK. 366. ve HUMK. 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 25,20 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.10.2014 gününde oybirliği ile, karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
ANKARA
5. İCRA HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2013/835
KARAR NO: 2013/834
DAVA: Şikayet (İcra Memur Muamelesi)
DAVA TARİHİ: 02/05/2013
KARAR TARİHİ: 21/06/2013
KARAR YAZ. TAR: 24/06/2013
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Şikayet eden borçlu tarafından mahkememizde sunulan şikayet dilekçesinde özetle; hakkında başlatılan icra takibinde, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini, asıl borçlu Star
A.Ş. ile herhangi bir bağlantısı olmadığı halde tebligatın belirtilen adrese çıkarıldığını ve daimi çalışan imzasına tebliğ edildiği şerhi düşüldüğünü, takibin kesinleştiği gerekçesiyle haciz işlemi yapıldığını, alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, tebligat usulsüz olduğundan, tebligattan haberi olmadığından ve takibe itiraz edemediğinden takibin kesinleştiğini, hacizlerle ilgili kendisine İİK.'nun 103. maddesine göre tebligat çıkarılmasından sonra ilgili icra dosyasının fotokopisini 30/04/2013 tarihinde alırken aracı üzerine konan haczi tesadüfen öğrendiğini ve aynı gün bu şekilde borçtan haberdar olduğunu, 22/12/2004 yılından beri Tedaş Diyarbakır; akabinde tayinle Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş.'de çalışmaya devam ettiğini, Mayıs 2009'dan beri "Şehit Cevdet Özdemir Mah. 1346 Sok. No:6/10 Çankaya / ANKARA" adresinde ikamet ettiğini, tebligat çıkarılan adreste bulunan Star A.Ş.'nin yöneticisi veya ortağı olmadığını, yasal ikametgahı yerine hiç ilgisi bulunmayan bir adrese tebligat çıkarıldığını, takip dosyasına dönen tebligat parçasında yukarıda belirtilen Tebligat mevzuatı hükümlerine ve usulüne uyulmadan tebligat yapıldığını belirterek; ödeme emri tebligatı usulsüz olduğundan iptaline, tebliğ tarihinin 30/04/2013 olarak düzeltilmesine, takip kesinleşmeden haciz konulamayacağından dosyada mevcut hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde; takip alacağının konusunun ekte sunulan kira sözleşmesi olduğunu, davacının bu sözleşmede müteselsil borçlu konumunda yer aldığını, adresinin de sözleşmede yer aldığını, sözleşmenin 16.maddesinde bu adresin tebligat adresi olduğunu tarafların kabul ve beyan ettiğini, tebligatın yapıldığı kişinin kira sözleşmesinin tarafı, şirketin daimi çalışanı olup, aynı zamanda davacının arkadaşı olduğunu, davacının kendilerini en son 24/04/2013 tarihinde belirtilen telefon numarasından aradığını ve borca dair yapılandırma konusunda görüşmek üzere randevu talep ettiğini, buna dair mesaj içeriği çıktısının dilekçe eklerinde sunulduğunu, yine davacının kardeşine 26/04/2013 tarihinde ekte belirtilen mesajların gönderildiğini, davacının borçtan ve ödeme emrinden aylar öncesinde haberdar olduğunu, en son satış işlemlerine başlamaları üzerine ödeme konusunda kendilerinden yardım istediğini, dilekçe ekinde sundukları mesaj çıktıları tarihleri dikkate alındığında davacının ıttıla tarihinden sonra yasal süre olan 7 gün içinde dahi borca itiraz etmediğini, dava tarihinden ortalama 2 ay öncesinde borcunu ıttıla ettiğini, taraflarınca kendilerine tanınan ödeme planı sonrasında içine düştüğü ödeme güçlüğü ve evinin satışına dair işlemlerin yapılması üzerine işbu davayı huzura taşıdığını, kardeşi Ö. K.'ya ait telefondan da borca dair bilginin gerek kendisinin gerekse kardeşinin tarafını araması üzerine defalarca bildirildiğini, belirtilen telefon numaralarından bunun tespit edilebileceğini belirterek, tebligatın usulüne uygun olduğunun kabulü, aksi kanaat halinde ise ıttıla tarihinden sonra herhangi bir şekilde borca itiraz olmadığının kabulü ve takibin kesinleştiğine karar verilmesini istemiştir.
Ankara 28. İcra Müdürlüğü'nün 2012/7061 Esas sayılı takip dosyası celbedilmiştir. Yapılan incelemede, davalı alacaklı vekili tarafından şikayet eden borçlu ve dava dışı borçlular hakkında kira alacağına dayalı olarak genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, şikayet eden borçlunun "Hoşdere Cad. Şair Nazım Sok. Çankaya Konut Kuleleri D BlokNo:9 Çankaya / ANKARA" adresine çıkarılan örnek 7 numarası ödeme emrinin "muhatabın işyeri dışına gittiğini beyan eden ve aynı konutta birlikte ikamet eden ehil ve reşit A. Ç." adına 19/06/2012 tebliğ edildiği kesinleşen takipte haciz işlemlerinin yapıldığı, haciz bildirimine ilişkin 103 davetiyenin ise borçlunun "Şehit Cevdet Özdemir Mah. 1346 Sok. 6/10 Çankaya / ANKARA" adresine çıkarıldığı, bu adreste "eşi Nurcan Kaya"nın imzasına 07/05/2013 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 02/05/2013 tarihli dilekçesi ile itirazını icra müdürlüğüne sunduğu ve aynı gün mahkememize başvurduğu görülmüştür.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine göre tebligat tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.
Hukuk Genel Kurulu'nun 07/04/1982 tarih ve 1979/10-1377 E, 1982/337 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, tebliğ belgesindeki kayıtların aksi her türlü delille kanıtlanabilir. Diğer yandan Hukuk Genel Kurulu'nun 22/11/2000 tarih ve 2000/12-1684 sayılı kararında da benimsendiği üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanun'unun 16. ve Tebligat Tüzüğü'nün 22 (Tebligat Yönetmeliği 25.) maddesine göre, kendisine tebligat yapılacak şahıs adresinde bulunmadığı takdirde tebliğ, kendisi ile birlikte oturan ailesi efradından veya hizmetçilerinden birine yapılır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 17. maddesinde de "Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı katta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır." düzenlemesi yer alır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere; tebligatın anlamı bildirimdir. Tebligatın yazılı bildirim ve belgelendirme olmak üzere iki ana unsuru vardır. Tebligat, savunma hakkı ile sıkı sıkıya bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30/12/2009 tarihli 2009/12-563 E- 2009/600 K. Sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere icra takibinin sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, itirazların yapılabilmesi ve takibin süratle sonuçlandırılabilmesi, ancak tarafların icra takibinden usulünce haberdar edilmesi ile mümkündür. Zira, takip borçlusunun hangi icra dairesinde aleyhine takip bulunduğunu, hakkındaki taleplerin nelerden ibaret olduğunu bilmesi ve varsa itirazlarını zamanında ve doğru merciiye yöneltebilmesi usulüne uygun olarak yapılacak tebligat ile sağlanabilir.
Somut olayda icra takibi alacaklı ile dava dışı borçlu Star
A.Ş. arasında adi şekilde düzenlenen bir kira sözleşmesine dayalı olarak başlatılmıştır. Şikayetçi borçlu, bu sözleşmede "müteselsil borçlu" sıfatıyla isim ve imzası yer almaktadır. Kira sözleşmesine konu edilen taşınmaz adresi aynı zamanda kiracı-dava dışı borçlu şirketin ticaret sicil gazetesinde yer alan adresidir. Ödeme emri tebligatı, dava dışı borçlu şirketin ticaret sicilinde yer alan ve kira sözleşmesinde bahsi geçen adrese gönderilmiş, aynı adreste hangi sıfatla bulunduğu yönünde bir açıklama yapılmaksızın A. Ç. imzasına tebliğ edilmiştir.
Mahkememizce İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış, borçlunun ödeme emri tebliğ tarihi olan 19/06/2012 tarihi itibariyle adres kayıt sisteminde kayıtlı bulunan adresinin bildirilmesi istenmiştir. Anılan kurumun cevabı yazısında; "borçlunun sistemde kayıtlı son yerleşim yeri adresinin; taşınma tarihi 01/05/2009, beyan ve tescil tarihi 13/05/2009 olduğu, 'Şehit Cevdet Özdemir Mahallesi, 1346 Sokak, No:6 İç Kapı No: 10 Çankaya / ANKARA' olduğu, bu beyanın şahsın kendisi tarafından yapıldığı ve başka bir beyanının ise bulunmadığını" bildirilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılamalar ve tüm dosya kapsamına göre ödeme emri tebliğ adresinin dava dışı borçlu Star ... A.Ş.'nin adresi olduğu, şikayetçinin bu şirketin ortağı ya da yetkilisi olmadığı, bu itibarla somut olayda 7201 Sayılı Kanun'un 17. maddesinin uygulanamayacağı, tebligatın borçlunun ikamet ettiği adrese gönderilmediği, yapılan tebligatın usulsüz olduğu, usule aykırı tebliğe ilişkin hükmün ise 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. Maddesinde ve Tebligat Yönetmeliği'nin 53. maddesinde düzenlendiği; tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatap tebliğe muttali olmuş ise geçerli sayılıp, muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabulünün gerektiği anlaşıldığından şikayetin kabulüne, borçluya gönderilen ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunun tespiti ile daha önce öğrendiği hususu alacaklı yanın sunduğu delillerle ispatlanamadığından tebliğ tarihinin 30/04/2013 olarak düzeltilmesine, takip kesinleşmeden haciz işlemi yapılamayacağından borçlu hakkındaki hacizlerin icra müdürlüğünce kaldırılmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Şikayetin KABULÜNE,
Şikayet eden borçluya gönderilen ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunun tespitine,
Ödeme emri tebliğ tarihinin 30/04/2013 tarihi olarak düzeltilmesine,
Takıp kesinleşmeden haciz işlemi yapılamayacağından borçlu hakkında yapılan haciz işleminin icra müdürlüğünce kaldırılmasına,
Alınması gerekli 24,30-TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Davacı tarafça yapılan peşin alınan harçlar, tebligat pulu ve davetiye toplamı 39,35- TL+ 31,40 TL olmak üzere toplam 70,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
Karar kesinleştikten sonra davacı tarafından yatırılan gider avansının bakiye kısmının davacıya iadesine,
Dair, İİK.nun 363.maddesi gereğince; tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde temyizi kabil olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu tarafların yokluğunda karar verildi.21/06/2013 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy