(2004 S. K. m. 366) (1086 S. K. m. 438)
Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi N. Y. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sonuç: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun mahkeme kararının İİK. 366 ve HUMK. 438. maddeleri uyarınca ONANMASI, alınması gereken 27,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.12.2015 gününde oybirliği ile, karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
ADANA
2. İCRA HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2013/68
KARAR NO:2013/373
DAVA TARİHİ:01.02.2013
KARAR TARİHİ:16.07.2013
Mahkememizde görülmekte bulunan Şikayet (İcra memur Muamelesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Gereği düşünüldü:
Şikayet eden borçlu vekili dilekçesinde, Adana 10. İcra Müdürlüğünün 2012/4295 Esas sayılı takip dosyasından davacı şirkete gönderilen ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, zira tebligat yapılan muhatabın tüzel kişi olması nedeniyle tüzel kişilere yapılacak tebligatların Tebligat Kanunun 12. maddesinde yer alan hükümlere ve Tebligat Tüzüğüne uygun olarak yapılması gerektiğini, dava konusu tebliğ işleminin isim ve imzadan imtina eden komşusuna yapıldığını, anılan kanuna göre tüzel kişilere yapılacak tebligatlarda yetkili temsilcilerinden en az birine yapılması, onların da bulunmaması halinde temsilciden sonra gelen kişiye, onun da bulunmaması halinde ise tüzel kişinin o yerdeki çalışanına yapılması gerektiğinden, usulsüz tebliğ işleminin iptali ile tebliğ tarihinin 25/01/2013 tarihi olarak düzeltilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili davaya ilişkin vermiş olduğu cevap dilekçesinde, tüzel kişiler adına çıkartılan tebligatlarda tevziat saatinde muhatabın bulunmaması halinde araştırma yapılmasına gerek olmadığı, zira bu hususun gerçek kişiler yönünden gerektiğinden bahisle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Adana 10. İcra Müdürlüğünün 2012/4295 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, Davalı alacaklılar
vekilince borçlu
.. aleyhine 31.620,95 TL alacak yönünden genel haciz yoluyla icra takibine geçilerek davacıya Örnek 7 ödeme emrinin 08/05/2012 tarihinde "adresin tevziat saatlerinde kapalı olması nedeniyle isim ve imzadan imtina eden komşusunun muhatabın iş takibinde olduğunu beyan etmesi üzerine Tebligat Kanunun 21. Maddesine göre tebliğ edildiği", davacının da mahkememize müracaatla davacı borçlu adına çıkartılan ödeme emri tebliğ işleminin Tebligat Kanunun 21. Maddesine aykırı olduğu belirtilerek, ödeme emri tebliğ tarihini öğrenme tarihi olan 25/01/2013 tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Tüzel kişilere tebligat 7201 sayılı Tebligat Kanunun 12 ve 13. Maddesine göre yapılır. Tüzel kişilerin ticaret sicil adreslerine gönderilen tebligatların aynı kanunun 21. Maddesine göre yapılmış olması halinde tebliğ memurunun, tebligat yönetmeliğinin 21. Maddesindeki koşulları araştırması gerekli değildir. Zira muhatabın adreste bulunmaması halinde bunu nedeninin araştırılması ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceği tespit edilmesi gerçek kişiler için zorunlu olup, tüzel kişilerin sıfatı ve niteliği itibariyle böyle bir araştırmanın yapılmamış olması tebligatın usulsüzlüğü sonucunu doğurmayacağından, somut olayda; tebliğ işlemi sırasında muhattabın adresi kapalı olmasından bahisle tebligat kanununun 21. maddesine göre gerçekleştirilen tebliğ işleminde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, DAVANIN REDDİNE karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN REDDİNE,
Peşin alınan harç yeterli olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına,
Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan ve AAÜT uyarınca hesaplanan 440,00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar
.' a verilmesine,
HMK gider avansı yönetmeliğinin 5. maddesi uyarınca şikayetçi tarafından yapılan ve gönderi ücretinin mahsubundan sonra fazla yatan avansın karar kesinleştikten sonra talep sahibine elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden yoksa PTT aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
İlişkin Davacı yönünden kararı tefhim, davalılar yönünden tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içerisinde mahkememize verecekleri dilekçe veya mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunularak düzenlenecek tutanak ile yargı sınırları dışında ise bulunduğu icra mahkemesine verilecek dilekçe veya zabıt katibine beyanda bulunmak sureti ile düzenlenecek tutanak ile Yargıtay' a temyiz yoluna başvurma hakkı olduğuna ilişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda verilen karar usulen okunup anlatıldı. 16.07.2013 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy