MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Suç eşyasını kabul etmek
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Hükümlü ...'nin temyizinin incelenmesinde;
Hükümlü ... hakkında kurulan 13.12.2004 gün ve 2003/726-2004/1331 sayılı önceki hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.09.2007 günlü, 2007/125/186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüge giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanıklar olan ... ve ...'e ilişkin ilk hükmün, adı geçen sanıklar müdafiileri tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 5320 sayılı Yasa'nın 8/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak iadesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan ...'nin tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle, ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, hükümlünün konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
II-Sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyizlerinin incelenmesinde;
Sanıklara yüklenen suç eşyasını kabul etmek suçunun gerektirdiği cezanın türü ve süresine göre 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli zamanaşımının karar tarihi olan 30.06.2006 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 22.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.