MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın, türü ve süresine göre 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 04/02/2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2-Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı Kanunun 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca, sanık yararına olan hüküm Önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, hükmün gerekçesinde gösterildikten sonra sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerektiği gözetilmemesi,
2-Suç tarihi itibariyle kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında, sabıkalı olduğu kabul edilerek yerinde olmayan gerekçe ile 5271 sayılı CMK'nun 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Sanık ...'nın önceden vermiş olduğu karar doğrultusunda diğer sanıklarla anlaşarak suça doğrudan katılıp hırsızlığa teşebbüs suçunu birlikte işledikleri gözetilmeden, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 37/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 39/1. maddesi ile uygulama yapılması,
4-Birlikte suç işleyen sanıklara neden oldukları yargılama giderinin, 5271 sayılı CMK'nun 326/2. maddesi uyarınca ayrı ayrı yükletilmesi yerine, dayanışmalı tahsiline karar verilmesi,
5-Gerekçeli karar başlığında karar tarihinin yanlış yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesine, 21.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.