MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık ve hırsızlık malı bilerek satın almak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıklar hakkında temel ceza belirlenirken suça konu aracın değeri gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca alt sınırdan orantılı şekilde ayrılmak gerekirken, yazılı şekilde alt sınırdan uygulama yapılması,
2-İddianamede, sanık ...'ın 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesi uyarınca cezalandırılması talep edilmiş olmasına rağmen, sanığa 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, hakkında aynı Kanunun 165. maddesi uyarınca uygulama yapılması,
3-Mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanıklar ... ve ...'ın, 5237 sayılı TCK'nun 53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde bir kısım hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına karar verilmesi,
4-Kısa kararda Adli Emanetin 2006/800 sırasında kayıtlı eşya hakkında karar verilmemiş olmasına rağmen, gerekçeli kararda bu hususta karar verilmesi,
5-Kısa ve gerekçeli kararda yargılama gideri miktarının gösterilmeyerek hükmün infazında tereddüt yaratılması,
6-Sanıklar ... ve ...'ün adli sicil kayıtlarına göre, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmadıklarının anlaşılması karşısında; hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
7-Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca uygulama yapılırken, infaz sırasında dikkate alınacak 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesine göre cezanın infazından sonra işleyecek denetimli serbestlik süresi belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca sanık ...'ın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, 28.03.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.