MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın, mağdura ait ikamete girdiğinin anlaşılması karşısında; hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2010/6-173 esas 2010/208 sayılı kararında da bahsedildiği üzere sanığın yakalanması üzerine suçunu itiraf edip salçaları çaldığı yeri göstererek, salçanın henüz başvurusu bulunmayan müştekiye teslimini sağladığının anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK 168. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 16.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.