MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
...
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Otomobilin henüz çalınmadan sanıklarda mevcut suç kastının aracın çalınmasından sonra sanıkların somut olarak gerçekleşen davranışlarına göre tespit edilmesi gerektiğinden, müştekinin ... semtinde bulunan evinin önüne deposunda 20 milyon liralık benzin bulunduğu halde park ettiği otomobilin sol ön kapısı zorlanarak açılmak suretiyle çalındığı, otomobilin ... semtinde sanık ...’ın evinin yakınında ... Caddesi sonundaki çamlık alanda marş dinamosu ve kontak anahtarının kırık vaziyette devriye polis ekibi tarafından terk edilmiş olarak bulunduğunun anlaşılmasına göre; hırsızlığın araç içinde bulunan teyp, kolonlar ve stepne lastiğine yönelik olduğuna ilişkin tebliğnamedeki düşünce benimsenmeyerek, eylemin aracın mülkiyetine yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
A- Sanıklar ..., ... ve ...’in haklarında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Temel uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b. maddesi yerine, “142/1-b-e” olarak yazılması,
2- 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
..//..
..2..
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafi ile sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “142/1-b-e” ibaresi çıkartılarak, yerine “142/1-b” ibaresinin yazılması ve “137 YTL yargılama giderinin diğer sanıklardan zincirlemeli olarak alınmasına” cümlesi çıkartılarak, yerine “her üç sanık için ortak yapılan 137 TL yargılama giderinden, 45,6 TL’sı yargılama giderinin sanık ..., 45,6 TL’sı yargılama giderinin sanık ... ve 45,6 TL’sı yargılama giderinin sanık ...’den alınmasına” cümlesi eklenmek suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 31/3. maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 14.01.2004 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... ve müdafiinin temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi gereğince DÜŞMESİNE, 14.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.