MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemes
SUÇ: Hırsızlık, dolandırıcılak
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5252 sayılı Yasanın 9. maddesinin 1. fıkrasına göre, ister duruşmalı yargılamada, isterse de evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda verilmiş bulunsun, sonraki lehe Yasa nedeniyle yapılan uyarlama ile ilgili verilen ek kararlara karşı temyiz yasa yoluna başvurulabileceğinden, hükümlü ...’in yokluğunda verilen 03.10.2005 günlü uyarlama kararına karşı, Cumhuriyet Savcısının itirazı üzerine, ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen 10.11.2005 gün ve 2005/433 müteferrik sayılı kararı ile, bu karar dayanılarak, mahkemesince dosya yeniden ele alınarak yapılan duruşma sonu verilmiş olan 23.06.2006 günlü karar hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek... Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2005 tarihli 2005/95 değişik ... sayılı kararına yönelik Cumhuriyet Savcısının ve hükümlü müdafinin 23.06.2006 tarihli temyiz dilekçesinin 03.10.2005 tarihli karara yönelik olduğu değerlendirilerek hükümlü müdafinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde lehe Yasanın belirlenmesi amacıyla verilen uyarlama kararlarının duruşma açılarak verilmesi gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Hükümlü hakkında dolandırıcılık suçundan temel ceza 765 sayılı TCK'nın 503. maddesine göre belirlendiği halde 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesi uygulanarak sanığın cezasının yarı oranında indirilerek karma uygulama yapılması,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin ve sonraki suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; Dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK'nın lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş,O yer Cumhuriyet Savcısının ve hükümlü ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 27.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.