MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suçtan zarar gören müştekinin 15.09.2005 tarihli oturumda müdahillik talebinde bulunduğu halde bu hususta olumlu veya olumsuz karar verilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın eyleminin; 765 sayılı TCK.nun 493/1, 522/1. (pek fahiş) ve 01.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, ; 116/2; 151/1, maddeleri kapsımında olup, 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları ile ilgili olarak uzlaşmanın sağlanması halinde 5237 sayılı TCK'nun sanıklar lehine olma ihtimali mevcut olduğundan, öncelikle hangi suçların uzlaşma kapsamına girdiği ve hukuki sonuçları açıklanarak taraflara uzlaşma teklif edilmesinden sonra, uygulama ve sonucuna göre 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; lehe Yasanın belirlenmesi gerekirken, inkara yönelen sanığın uzlaşma hükümlerini kabul etme ihtimali düşünülmeden yerinde olmayan gerekçeyle, uzlaşmanın mümkün olmadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafisinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 31.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.