MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında gece konut dokunulmazlığını bozma suçundan zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı görülmüş, suçun gece saat 21.30-22.00 sıralarında işlendiğinin anlaşılmasına göre, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, suçun işleniş şekli ve kalkışma durumuna göre şartları oluşmadığı halde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 145. maddesi uyarınca indirim yapılması Cumhuriyet Savcısı’nın temyizi sanık lehine olduğu, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
2-Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde erteli ilamın aynen infazı uygulamasına esas alınan... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2003/682-Esas 2004/1383 Karar sayılı ve 03.11.2004 tarihli ilamında, sanığın neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve bu cezanın 647 Sayılı Yasanın 6. gereğince ertelenmesine karar verilmiş olduğu, 765 Sayılı TCK'nun 95/2 maddesi uyarınca aynen infazın karar verilen sanığın önceki erteli hapis cezasına ilişkin mahkumiyet kararının 765 sayılı TCK hükümlerinden olup 5237 sayılı yasaya uyarlamasının yapılıp yapılmadığı belirlenemediğinden, mahkemesine ihbarda bulunulması ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde aynen infazına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık ... müdafinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından hükmün 6. bendindeki "aynen infazına" ifadesinin çıkarılıp yerine "mahkemesine ihbarda bulunulmasına" dair ifadenin eklenmesi suretiyle, ‘‘TCK’nun 53/1.maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3.maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3.maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ tümcesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.