MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükmedilen cezanın türü ve süresi itibariyle sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 318 ve 421. maddeleri gereğince REDDİNE karar verilmekle yapılan incelemede;
Gerekçeli karar başlığında eksik ve yanılgılı olarak yazılan suç tarihlerinin mahallinde düzeltilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
I-Sanık hakkında şikayetçiler ... ve ... ile ... ve ...'a yönelik eylemleri dolayısıyla kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın şikayetçiler ... ve ...'a yönelik 17.05.2005 tarihli eylemlerinin hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/1. maddesinde tanımlanan konut dokunulmazlığının ihlali suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi ve şikayetçiler ... ile ...'a yönelik eyleminde suça konu eşyanın kolluk görevlilerince el konularak şikayetçilere iade edilmesine ve bu nedenle de somut olayda rızai iade bulunmamasına karşın sanığın cezasından 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılması ayrıca şikayetçiler ... ve ...'a yönelik 05.06.2005 tarihli eylemi dolayısıyla kurulan hükümde tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; sanığın şikayetçiler ... ve ...'a yönelik 05.06.2005 tarihli eylemi nedeniyle konut dokunulmazlığının ihlali suçundan zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı Yasada içtima hükümlerine yer verilmediği gözetilmeyerek hükmolunan cezaların toplanmasına karar verilmesi,
2-Kasten işlenen suçlardan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin seçimlik olmadığı gözetilmeden, 53/1-e bendi dışındaki hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “Toplam sanığın 7 yıl süre ile hapsine” cümlesinin çıkarılması ve ‘‘TCK’nın 53/1-e maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılıp yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında şikayetçiler ... ve ...'a yönelik eylemi dolayısıyla kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Sanığın hükümlülüğüne yeterli, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 16.05.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy