Binanın eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 35, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca sanık hakkında hükmün açıklanmasının 'geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına, denetimli serbestlik tedbiri olarak 6 ay süre ile bir eğitim programına devam etmesine, denetim süresinde kasten bir suç işlenmesi hâlinde hükmün açıklanmasına dair Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/06/2008 tarihli ve 2007/714 esas, 2008/359 sayılı kararının infazı aşamasında, sanığın kendisine yapılan tebligata rağmen süresi içerisinde denetimli serbestlik yardım merkezine müracaat etmediğinden bahisle vukubulan talep üzerine, hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 35, 31/3, 62. maddeleri uyarınca verilen 6 ay 20 gün hapis cezasının aynı Kanun'un 50/1-f maddesi gereğince 3 ay süre ile gönüllü olmak koşulu ile kamuda yararlı bir işte çalıştırılması seçenek yaptırımına çevrilmesine ilişkin Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2008 tarihli ve 2007/714 esas, 2008/359 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının18.06.2009 tarih ve 2009/6523/32333 sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet.Başsavcılığının 30.06.2009 tarih ve 2009/161041 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmaması sebebiyle hakkında verilen önceki hükmün açıklanmasına ve hükmedilen 6 ay 20 gün hapis cezasının aynı Kanun'un 50/1-f maddesi gereğince 3 ay süre ile gönüllü olmak koşulu ile kamuda yararlı bir işte çalıştırılmasına duruşma yapılmaksızın karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesinde yer alan " Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, cezanın kişiselleştirmesine yönelik söz konusu düzenleme uyarınca duruşma açılarak karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan sanık ... hakkında, Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.06.2008 tarih, 2007/714 Esas, 2008/359 sayılı kararında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 231/8. maddesi gereğince 5 yıl denetim süresi belirlenmiş ise de, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 23. maddesine göre bu sürenin 3 yıl olduğunun anlaşılması karşısında, öncelikle anılan yasa maddesi yönünden kanun yararına bozma istenmesine ilişkin gereğinin takdiri ile görüş bildirildikten sonra inceleme yapılmak üzere dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 19.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.