Hırsızlık suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e, 142/1-b, 62/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, söz konusu cezanın aynı Kanun'un 51/l-a,b maddesi uyarınca ertelenmesine ve sanık hakkında adı geçen Kanun'un 53/1 maddesinin a,b,d,e bentlerindeki haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, c bendindeki haklardan ise şartla salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına dair, ...1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08/06/2011 tarihli ve 2011/355 esas, 2011/514 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 24.08.2011 tarih ve 2011/10963/44549 sayılı Kanun Yararına Bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 28.09.2011 tarih ve 2011/270878 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/3 maddesindeki, "mahkum olunan hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz" seklindeki hüküm karcısında, yazılı şekilde hapis cezası verilip ertelendikten sonra sanık hakkında şartla salıverilme tarihine kadar olmak üzere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğuna karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İncelenen dosya içeriğine göre kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarname içeriği yerinde bulunduğundan, ...1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08.06.2011 tarih ve 2011/355 esas, 2011/514 karar sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma uygulamaya yönelik olduğundan aynı yasanın 309/4-d maddesi gereğince mahkemenin de takdiri gözetilerek hükümdeki "sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak" şeklinde başlayan fıkrasındaki "c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" şeklindeki kısmın hüküm fıkrasından çıkarılmasına, anılan hükümdeki diğer hususların aynen muhafazasına, dosyanın mahal mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 15.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.