Hırsızlık suçundan sanık ...'nin, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1, 522/1, 59/2. maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Yalova Asliye Ceza Mahkemesinin 13/10/1994 tarihli ve 1994/834 esas, 1996/57 sayılı kararının in la/ edilerek, 23/12/2000 tarihinde şartla tahliye edilmesini müteakip, bihakkın tahliye tarihi dolmadan 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanık hakkında açılan kamu davasının 4616 sayılı 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İplenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun'un 1/4. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına dair, Yalova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/11/2006 tarihli ve 2006/275-475 sayılı kararını kararına karşı Adalet Bakanlığının 11.03.2008 tarih ve 2008/14762 sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2008 tarih ve 2008/070020 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre, sanığın 4616 sayılı Kanun uyarınca şartla tahliye edilmesini müteakip, deneme süresi içerisinde bir suç islenmesi hâlinde 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107. maddesi uyarınca bakiye cezanın infazının gündeme geleceği, bu durumda hükümlünün deneme süresinin yeniden tespit edilebilmesi bakımından lehe olan kanunun uygulanması gerekeceği cihetle, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddesi 3. fıkrasında yer alan "lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenlemeye ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 7. maddesine nazaran öncelikle yargılama dosyası üzerinden duruşma açılmak suretiyle lehe Kanun'un tespit edilerek uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, olayda uygulama yeri bulunmayan ve sadece kesinleşmeyen mahkumiyet hükümleri açısından uygulanabilecek olan 4616 sayılı Kanun'un 1/4. maddesine göre davanın zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulmasına lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanunyararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden istemin kabulü ile hırsızlık suçundan hükümlü ... hakkında Yalova Asliye Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 13.10.1994 tarih ve 1994/834 esas ve 1996/57 karar sayılı mahkumiyet kararının infazı sırasında, 4616 sayılı Kanun uyarınca verilen erteleme kararı sonrasında, 4616 sayılı Kanunun ¼ maddesi uyarınca, şartları gerçekleştiğinden ve zamanaşımı dolduğundan bahisle davanın ortadan kaldırımasına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair, Yalova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2006 tarih ve 2006/275-475 esas ve karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nın 309/4-b. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, 13.02.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.