MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıkların, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç yeri incelenmesi raporunda demir kapının kilidinin zorlanarak açıldığı belirtildiği halde anahtar uydurularak açıldığına dair deliller gösterilmeden TCK'nun 142/1-b maddesi yerine 142/2-d maddesiyle uygulama yapılması,
2-5237 sayılı TCK.nun 116/2. maddesindeki işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunu oluşturan eylem nedeniyle uzlaşma hükümleri de değerlendirilerek uygulama yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
3- Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 116/2. maddesi ile ceza tayin edilirken, aynı Kanunun 119/1-c maddesi ile uygulama yapılmaması,
4- 5237 sayılı TCK'ya göre hırsızlık suçunun yanında yakınma bulunduğu için mala zarar verme suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi,
5- 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiği düşünülmeden mahkum olan sanıklardan yargılama giderlerinin müteselsilen alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanıkların ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 22.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.