MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlığa teşebbüs.
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Hükümlü ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükümlü ... hakkında kurulan Batman Sulh Ceza Mahkemesinin 25.12.2003 tarih, 2003/604 esas ve 2003/834 karar sayılı hükmünün hükümlü tarafından temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125¬186 sayılı kararında açıklandığı gibi sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçları özel olarak düzenlenmiş bulunduğundan, 1412 sayılı CYUY'nın 325. maddesi hükmünün, lehe yasanın değerlendirilmesi gerekçesiyle yapılan bozmalarda uygulanması olanağı bulunmamakla, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargılamasının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra aynı dosyada sanık olan ...'e ilişkin ilk hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 5237 sayılı TCK'nın 7. maddesi uyarınca lehe olan yasanın değerlendirilmesi amacı ile hükmü temyiz etmeyen diğer sanık ...'e de teşmiline denmek suretiyle iade edilmesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan ...'in tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, ikinci hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; ... hakkında yeniden kurulan ikinci hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı kanunun 8/1.maddesi yollamasıyla CMUK'nun 317.maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığa atılı hırsızlığa teşebbüs suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev'i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK.nun 102/4 maddesine göre hesaplanan 5 yıllık asli zamanaşımının karar tarihi olan 24.05.2006 ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmün BOZULMASINA, 1412 CMUK.nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 Sayılı CMK.nun 223/8.maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 29.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.