MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 tarih ve 2012/1142 esas 2013/ 17 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK'nın 119. maddesi kapsamındaki nitelikli konut dokunulmazlığını bozma suçu, 5271 sayılı CMK'nın 253/1. fıkrası “b” bendi 3. nolu alt bendi kapsamı dışında bulunduğundan; uzlaşma hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların müştekiye ait yere kısa zaman aralığında aynı suç işleme kararı ile 2 kez hırsızlık amaçlı girmiş olmaları karşısında, sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekliliği gözetilmeyerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-Sanıklara ait adli sicil kaydına göre, herhangi bir hükümlülüklerinin bulunmaması ve 24.04.2008 tarihli eylemde oluşan zararın büyük kısmının karşılanıp geri kalanının da müşteki tarafından feragat edilmiş olması karşısında, yerinde ve yasal olmayan gerekçeyle 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin sanıklar hakkında uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Sanıklar hakkında hükmedilen hapis cezalarından çevrilme tedbirlere uyulmaması halinde hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
4- Kabule göre de;
15.05.2008 tarihli eylem ile ilgili olarak, teşebbüs aşamasında kalan suçlarda 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, sanıkların ceza süreleri bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 10/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.