MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM: Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz talebinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların temyizi olanaklı bulunmayıp aynı maddenin 12. fıkrası uyarınca itirazı olanaklı kararlardan olduğu ve katılanlar vekilinin 17.09.2009 havale tarihli itiraz dilekçesi üzerine Bergama Ağır Ceza Mahkemesi'nin 19.11.2009 tarih, 2009/764 değişik iş sayılı kararı ile değerlendirme yapıldığının anlaşılması karşısında; Mahkemesine iletilmek üzere dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Sanık ... hakkında kurulan hüküm ile ilgili temyiz talebinin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, katılan vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın adli sicil kaydında gözüken ilamın silinme koşulunun oluştuğu ve sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmediği anlaşılmakla; suç işlemekten çekineceği konusunda kanaat oluşan sanık hakkında, 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; 10.09.2009 tarihli oturumda sanık müdafii tarafından katılanların zararlarını giderdiklerine dair makbuzdur başlıklı ödeme belgesi sunması, yine aynı oturum katılanlar vekilinin zararlarının karşılandığını beyan etmesi de naza alındığında, katılanların somut maddi bir zararlarının bulunmadığı da değerlendirilip denetim olanağı verecek biçimde karar yerinde tartışılarak, anılan Kanun maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken, “Suçtan doğan zarar giderilmediğinden” biçiminde yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile CMK’nın 231. maddesinin uygulanmamasına hükmedilmesi,
2-10.09.2009 tarihli oturumda sanık müdafii tarafından katılanların zararlarını giderdiklerine dair makbuzdur başlıklı ödeme belgesi sunduğu yine aynı oturum katılanlar vekilinin zararlarının karşılandığını beyan ettiği de gözetilerek, katılanların tüm zararlarının sanık ... tarafından kovuşturma başladıktan sonra giderildiğinin anlaşılması karşısında; sanık ... hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan cezada TCK'nın 168/2 maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK'nın 53/3 maddesine aykırı olarak aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde öngörülen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 25.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.