(5237 S. K. m. 35, 168) (5395 S. K. m. 5, 11)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Arkadaşı C.la birlikte müştekinin evinden çaldıkları leğenle uzaklaşırken mahalle bakkalı tanık H. Ö. tarafından şüphe üzerine yakalanan sanık hakkında, yakalandığı yer ile müştekinin evininin arasındaki mesafenin tespitinden sonra sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 35 inci maddesinin uygulama olanağının karar yerinde tartışılmaması,
2- Suçun tamamlandığının kabulü halinde; sanığın, arkadaşı C.yla birlikte şüphe üzerine yakalandıktan sonra kolluk görevlilerine suça konu eşyayı müştekinin evinden çaldığını beyan ederek henüz müracaatı olmayan müştekiye iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1 inci maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
3- 5395 sayılı Ç.K.K'nın 11 inci maddesine göre ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanacağının belirtilmiş olması ve alınan doktor raporuna göre sanığın ceza sorumluluğunun bulunduğunun tespit edilmesi karşısında; sanık hakkında aynı Yasanın 5/1-a-b-c. maddesinin uygulanmayacağının gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık B. Ç. müdafiinin temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy