MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-İzmit Asker Hastanesi Sağlık Kurulunun 02.12.2004 tarih ve 1113 sayılı raporunda sanık ...’ye “anti sosyal kişilik bozukluğu” teşhisi konulduğunun anlaşılması karşısında; sanığa CMK’nın 150/2. maddesi gereğince isteği aranmaksızın zorunlu müdafii görevlendirilmeden ve yine adı geçen sanığın 5237 sayılı TCK’nın 32. maddesi ışığında, suç tarihinde işlediği eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme (irade) yeteneğinde önemli derecede azalma olup olmadığı araştırılıp yöntemince raporla saptanarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2012 tarih ve 13/194-243 sayılı kararında belirtildiği üzere, sanık satın alacağını ileri sürüp müştekiyi aldatarak motorsiklet ile birlikte anahtarını da haksız olarak ele geçirip, bu anahtarla motorsikleti götürmesi eyleminin TCK’nın 142/2-d maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
3-Müştekinin Cumhuriyet Savcılığında 16.02.2006 tarihinde alınan beyanında, sanığın çaldığı motorsiklet ile çantasını iade ettiğini, çantanın içindeki eşyaların ve motorsikletin anahtarının iade edilmediğini belirtmesi karşısında; kısmi iade nedeniyle TCK'nın 168/4. maddesi uyarınca müştekiden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına onay verip vermediği sorularak, onay vermesi halinde sanık hakkında aynı Kanunun 168/1. maddesinin uygulaması gerekirken, müştekiye muvafakatı sorulmadan sanık hakkında TCK'nun 168/1. maddesi ile uygulama yapılması,
4- Kısa süreli hapis cezası 5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesi gereğince ertelenen sanık hakkında yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden alt sınırın üzerinde denetim süresi belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca ceza süresi yönünden kazanılmış hakkın korunmasına,10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.