(5237 S. K. m. 35, 61, 142, 143) (5271 S. K. m. 231, 264) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: I- Sanıklar F. E. ve T. Y. haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
5237 sayılı CMK'nın 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın temyizi olanaklı bulunmayıp aynı maddenin 12 nci fıkrası uyarınca itirazı olanaklı kararlardan olduğu ve CMK'nın 264/1 inci maddesi uyarınca sanıklar müdafii yönünden yasa yoluna başvuruda ve mercide yanılmanın haklarını ortadan kaldırmayacağının anlaşılması karşısında; 5271 Yasanın 264/2 nci maddesi uyarınca itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye, Mahkemesince iletilmek üzere dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II- Sanık S. C. hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, her iki yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
2- 25.10.2004 tarihli tutanak içeriğine göre, sanığın eylemi tamamlandığı halde hakkında 5237 sayılı TCK'nın 35 inci maddesi uygulanması suretiyle eksik ceza tayinine hükmedilmesi,
3- Sanığın 28.12.1988 olan doğum tarihinin karar başlığına 27.12.1988 olarak yazılması,
4- Kabule göre de;
a- Lehe olduğu değerlendirilen 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesindeki hapis cezasının üst haddinin 5 yıl olduğu gözetilmeden sanığa 6 yıl hapis cezası tayini,
b- Sanık hakkında ceza uygulanması sırasında, 5237 sayılı TCK'nın 35 inci maddesinin, aynı Yasanın 143 üncü maddesinden önce uygulanması suretiyle, TCK'nın 61 inci maddesine aykırı davranılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık S. C. müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, CMK'nın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 07.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy