MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suç tarihinde, güneşin saat 18:14'de batması, müştekinin 14.03.2011 tarihli hazırlık aşamasında alınan ifadesine göre, olay günü eve 19:15'de geldiğinde yatak odasından sesler geldiğini duyduğunu, komşusuna haber vermesi üzerine komşusunun sanıkların kaçtığı yöne doğru peşlerinden gittiğini beyan etmesi karşısında, suçun TCK'nın 6/1-e. maddesi tanımlaması uyarınca gece sayılan zaman diliminde işlendiği değerlendirilmekle sanıklar hakkında hırsızlık suçu yönünden TCK'nın 143., konut dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden ise 116/4 maddelerinin uygulanması gerekeceğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
I-Sanıklar ... hakkında kurulan tüm hükümler ile ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ... ile ...'ın temyiz istemleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 3. fıkrasına göre, uzun süreli hapis cezası ertelenenler hakkında, aynı maddenin 1.fıkrasının (c) bendinde öngörülen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğu uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “5237 sayılı TCK'nın 53/1-c. bendinin uygulanmasına” ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy