MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Hükmolunan cezaların türü ve miktarına göre, 1412 sayılı CMUK'un 5219 sayılı Yasa ile değişik 305/1. maddesi gereğince hükümlerin temyizi olanaklı bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteminin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuğa ait nüfus kaydı denetime olanak sağlayacak şekilde dosya içerisinde bulundurulmamış ise de, UYAP sisteminden ulaşılan nüfus ve adli sicil kaydındaki bilgilerin, iddianame, sorgu ve gerekçeli karardaki bilgilerle aynı olduğu ve çelişkinin bulunmadığı anlaşılmakla, belirtilen eksiklik sonuca etkili görülmediğinden; suça sürüklenen çocuğun Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığında müdafii eşliğinde verdiği 29.05.2009 tarihli ifadesinde eylemi gece işlediğini beyan etmesi karşısında, TCK'nın 143. maddesi gereğince cezasında artırım yapılmaması ve suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 35/2. maddesi uyarınca temel cezadan indirim yapılırken suça sürüklenen çocuğun suç yolunda katettiği mesafe, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı göz önüne alınarak alt sınıra yakın bir oranda indirim yapılması yerine, en üst oranda indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında verilecek sonuç ceza belirlenirken TCK'nın 35/2.maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası yapılarak sonraki indirimin ve adli para cezasına çevrilmenin de hatalı hesap üzerinden yapılması nedeniyle sonuç olarak 1.800 TL adli para cezası yerine 3.600 TL adli para cezası verilmesi suretiyle fazla ceza tayinine neden olunması,
2-5275 sayılı Yasanın 106/4. maddesinin “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilmez” hükmü gözetilmeden, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine dair karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak; suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 142/1-b, 35/2, 31/2, 50/1-a, 52. maddelerine göre kurulan hükümden sonuç ceza olarak belirlenen 3.600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kısmın çıkartılarak “1.800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi, ayrıca hüküm fıkrasından; ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarına ilişkin kısmın çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.04.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy