MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli hırsızlık, konut dokunulmaazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan kurulan hükümle ilgili olarak yapılan incelemede;
Bir yerin konut olarak kabul edilebilmesi için bu yönde meşru bir özgüleme iradesinin bulunması yeterli olup, sürekli veya koşullu olarak tahsisinin gerekli olmadığı, somut olayda da otel çalışanlarının kaldığı ve lojman olarak kullanılan evde mağdurların odasından farklı bir odada kalan sanığın, mağdurların odasına rızaları olmaksızın girdiği anlaşıldığından tebliğnamedeki (2) nolu bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ...'in temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümle ilgili olarak yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mağdurların, eşyalarını sanığın çaldığından şüphelendiklerini beyan etmeleri üzerine sanığın ikametinde yapılan aramada çalınan eşyaların bulunamadığı, ancak sanığın çalınan eşyalardan ... marka bilgisayarı kendisinin aldığını ve emaneten arkadaşı tanık ...'e bıraktığını söylediği, tanık ...'in de sanığın suça konu bilgisayarı kendisine emaneten bıraktığını doğruladığı ve bilgisayarı kolluk görevlilerine teslim ettiği, çalınan bilgisayarın bu şekilde mağdur ...'e iadesinin sağlandığının anlaşılması karşısında, mağdur ...'den soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası olup olmadığı sorularak, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 31.03.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy