MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, suç eşyasını kabul etmek, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık ... hakkında mala zarar vermek suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığa mala zarar verme suçundan sonuç olarak verilen adli para cezası CMUK'nun 305. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğundan, temyiz talebinin CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanık ... hakkında suç eşyasını kabul etmek suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ...’in temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-Sanık ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Her bir sevk maddesinin kendi içinde ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğinden, suçun gece vakti işlenmesi nedeniyle en üst oranda artırım yapılması ile ilgili mahkeme takdirinde bir isabetsizlik görülmemiş, tebliğnamedeki (3) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık ... ile beraat eden sanık ...’in atılı suçu birbirlerinin üzerlerine atması nedeniyle aralarında menfaat çatışması bulunan sanıkların müdafiliğinin aynı müdafiiye yaptırılması suretiyle CMK'nın 152/1. maddesine muhalefet edilmesi,
2-Müştekinin kovuşturma aşamasında 22/07/2011 tarihinde verdiği dilekçe ile zararının karşılandığını belirtmesi nedeniyle müştekiye zararının hangi aşamada karşılandığının sorulması ve sonucuna göre sanık hakkında TCK’nun 168. maddesinin tatbik edilmesi
3-Suç tarihinde henüz 18 yaşından küçük olan sanığın hapis cezasından çevrilmiş olsa dahi sonuç itibari ile hükmolunan adli para cezalarının ödenmemesi halinde hapis cezasına dönüştürülemeyeceğinin gözetilmemesi suretiyle 5275 sayılı Kanunun 106/4. maddesine aykırı, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 31/03/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy