MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığa ait adreste kardeşine 28.04.2011 tarihinde tebligat yapılmış ise de, tebligatı alan şahsın belirtilen tarihte sanık ile aynı adreste oturduğu belirtilmediği gibi anılan tarihte sanığın başka suçtan Kütahya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olduğunun UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında, dilekçe tarihi öğrenme tarihi kabul edilerek 06.05.2011 havale tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
06.07.2008 tarihli olay yeri inceleme raporunda, pencere üzerinde zorlamadan meydana gelen bükülmelerin bulunduğunun belirtilmesi karşısında, sanık hakkında mala zarar verme suçundan zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık hakkında temel ceza alt sınırdan belirlendiği halde, TCK'nın 143. maddesi uygulanırken üst sınırdan 1/3 oranında ceza artırılması yönündeki mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki (2) nolu bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ...'ın temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında geceleyin konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
1-Dairemizce de benimsenen ve YCGK'nın 16.04.2013 günlü, 2012/6-1307 esas ve 2013/151 sayılı kararı uyarınca iddianamelerdeki olayın anlatım biçimi ve uygulanması istenen yasa maddelerine göre; sanık hakkında geceleyin konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5271 sayılı CMK'nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gibi iddianame de düzenlenmediğinin anlaşılması karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu gözetilmeden dava konusu dışına çıkılarak 5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesine aykırı davranılması,
2-Kabule göre de;
Suç tarihi itibariyle geceleyin konut dokunulmazlığının ihlali suçunun uzlaşma kapsamına giren suçlardan olması, 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerinin uzlaşma kapsamına giren suçlarda sanığa bu suçtan dolayı sorumluluğu kabul edip etmeyeceğinin sorulmasını zorunlu kılması karşısında, öncelikle hangi suçun uzlaşma kapsamına giren suçlardan olduğu ve uzlaşmanın hukuki sonuçları hatırlatılarak taraflara uzlaşma teklif edilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, taraflara usulüne uygun uzlaşma teklif edilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 29.04.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy