MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya kapsamında yer alan 23.01.2010 tarihli ''olay ve olay yeri görgü tespit tutanağı''ndan anons üzerine olay yerine giden kolluk ekibince sanıklara rastlanılmaması üzerine çevrede yapılan araştırmada sokak üzerinde içinde suça konu malzemeler olan el arabasıyla sanıkların yakalandıkları bu suretle suça konu inşaat malzemelerini fiili hakimiyetlerine geçirdikleri anlaşılmakla eylemleri tamamlanmış olduğu halde teşebbüs aşamasında kaldığının kabul edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106. maddesinin 4. fıkrasına göre çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının, ödenmemesi halinde hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hırsızlık suçundan kurulan hüküm fıkrasından ''ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilebileceği hususunun ihtarına'' ilişkin bölümler çıkarılarak, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy