MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihinde yaz saati uygulamasına göre, güneşin Sakarya ilinde saat 19:28'de battığı, hırsızlık eyleminin saat 19:30 ile 19:40 arasında gerçekleştiği dikkate alındığında hırsızlık eyleminin gündüz vakti işlendiğinin kabul edilmesi gerekirken TCK'nın 143. maddesince artırım yapılıp yazılı şekilde hüküm kurularak suça sürüklenen çocuk hakkında fazla ceza tayin edilmiş olması,
2-18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen seçenek tedbirin tedbire uyulmaması halinde adli para cezası veya diğer tedbirlere hükmedileceğinin belirtilmesi yerine kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın aynen veya kısmen infaz edilebileceğinin ihtarına karar verilmesi,
3-Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesine aykırı olarak çocuk sanığa mahkemece 5271 CMK.nın 150/3. maddesi uyarınca görevlendirilen zorunlu müdafiine ödenen avukatlık ücretinin, yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ..... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından TCK'nın 143. maddesine ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle; suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 141/1,31/3,62, maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına cümlesinin eklenmesi; hüküm fıkrasından” 137 TL vekalet ücretinin suça sürüklenen çocuktan alınmasına” ilişkin bölümün ve yine hüküm fıkrasından ''Hüküm kesinleştikten sonra, Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan tebligata rağmen 30 gün içerisinde seçenek yaptırımının gereklerine yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, durumunun mahkememize ihbarını takiben 8 ay 26 günden ibaret hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verilerek bu kararın derhal infaz edileceğinin 5237 sayılı TCK’nın 50/6. maddesi gereğince S.S.Ç.’a ihtarına'' cümlesinin çıkartılması sureti ile, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.05.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy