MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca iade kararı sadece elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümle ilgili olup, mühür bozma suçundan kurulan ilk hüküm ve bu hükme karşı yapılan temyiz başvuruları geçerli olduğundan, sanık hakkında elektrik enerjisi hakkında hırsızlık ve mühür bozma suçlarından açılan kamu davası sonucunda, mahkemece 13.10.2009 gün ve 2009/386 E -2009/517 Karar sayılı hükümle "elektrik enerjisi hakkında hırsızlık" suçundan beraat ve "mühür bozma suçundan” ise mahkumiyet kararı verildiği, bu kararın sadece sanık tarafından "mühür bozma suçundan verilen mahkumiyet" konusuna hasren temyiz edildiği, elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan verilen beraat hükmünün kesinleştiği anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 6352 sayılı Yasa uyarınca yaptığı iade sonrasında Mahkemece hem karşılıksız yararlanma (elektrik enerjisi hakkında hırsızlık) hem de mühür bozma suçları nedeniyle verilen 06.12.2012 gün ve 2012/698 E. 2012/882 K. sayılı kararla kurulan hükümler hukuken geçersiz olduğundan bu suçlara ilişkin kurulan bu ikinci hükümler yok hükmünde kabul edilerek ve "mühür bozma" suçu yönünden 13.10.2009 gün ve 2009/386 E -2009/517 K sayılı kararla verilen hükmün temyiz incelemesine tabi olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;
I-Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Karşılıksız yararlanma (elektrik enerjisi hakkında hırsızlık) suçuna yönelik daha önce Mahkemece verilen hükmün kesinleşmiş olmasına rağmen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iadesi sonrasında kurulan ikinci hüküm hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün olmadığından, katılan vekilinin konusu bulunmayan temyiz nedenlerinin, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz talebinin incelemesinde;
Suç tarihi itibariyle sanığın silinme koşulları oluşmuş eski tarihli bir adet sabıka kaydı olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamasında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 gün ve 2008/250-13 sayılı kararı da dikkate alınarak, giderilmesi gereken zarardan, maddi zararın anlaşılması gerektiği ve sanığın "mühür bozma" olarak kabul edilen eylemlerinde maddi bir zarar bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında "suçun işlenmesi ile müdahil kurumun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin sureti ile sanık tarafından tamamen giderilmesi, (5271 Sayılı CMK m.231/6-c) şartını sanık yerine getirmediğinden" bahisle, yasal olmayan gerekçe ile yazılı biçimde uygulamama yolunda hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 23.10.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy