MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma ve mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet ve beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz talebinin incelemesinde;
6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca iade kararı sadece elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümle ilgili olup, mühür bozma suçundan kurulan ilk hüküm ve bu hükme karşı yapılan temyiz başvuruları geçerli olduğundan, iade kararından sonra mühür bozma suçu yönünden kurulan 12.02.2013 tarihli 2012/1063 Esas ve 2013/63 Karar sayılı ikinci karar yok hükmünde olup sanığın, mühür bozma suçundan 05.05.2011 tarihli 2010/410 Esas ve 2011/312 Karar sayılı hükme yönelik 29.07.2011 tarihli temyiz talebinin yapılan incelemesinde,
5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesine göre anılan madde ve fıkrada belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın kasten işlenmiş bir suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olması karşısında kararda gösterilmeyen hak yoksunluğunun infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ...’ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık hakkında kesilen enerjiyi açarak elektrik kullandığına dair 25.08.2009 tarihinde 6401 numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı ile linye fazı çıkış kablosu kolon sigortası çıkışına takılarak herhangi bir sayaçtan geçmeden enerji tüketildiğine dair 23.11 2009 tarihinde 8355 numaralı kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlenmesi karşısında; eylemlerin nasıl gerçekleştirildiğine dair tutanak tanıklarının dinlenilmesi ile sanığın tutanaklara konu iş yerini hangi tarihler aralığında kullandığının kolluk marifetiyle kesin olarak belirlenip suç tutanakları öncesi ve sonrası tüketim föyleri getirtilerek, mümkünse mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak kurulu güç belirlenip, kullanım süresi içerisinde normal kullanıma göre tüketebileceği ortalama elektrik miktarı bilirkişiye hesaplattırılıp, sayaçtan geçirilen ve/veya suç tutanağı öncesi tüketim miktarıyla karşılaştırılarak, aralarında aşırı bir oransızlık bulunup bulunmadığına dair bilirkişiden rapor alınıp, sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip etmediği değerlendirilerek, suç kastının varlığının tespiti halinde, 02.07.2012 tarihinde kabul edilerek, 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun Geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, şikayetçi kurumun zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek, sanığın kurumun zararını giderip gidermediği sorularak, gidermediğinin tespiti halinde, “bilirkişi tarafından tespit edilecek normal tarifeye göre vergisiz ve cezasız kaçak kullanım bedeline ilişkin zararı gidermesi halinde 6352 sayılı Yasının Geçici 2/2 maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak ve 6 aylık yasal süre beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 23.10.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy