MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin incelemesinde:
31.05.2011 tarihinde verilen hükmü, 1412 sayılı CMUK'un 310. maddesinde öngörülen bir aylık yasal süreden sonra 20.07.2011 tarihinde temyiz eden o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
B-Sanık ... hakkında müşteki ...'a karşı suçları ile ilgili olarak kurulan hükme yönelik olarak temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında 5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca, baroya yazı yazılarak yaşı küçük sanığın savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafiler görevlendirilmesi nedeniyle, müdafilere ödenen avukatlık ücretinin dosyadaki bilgilerden düzenli mali geliri bulunmadığı anlaşılan sanığa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ''Suça sürüklenen çocuğun beraat eden dosya çıktıktan sonra soruşturma aşamasında iki müdafi ile kendisini savunduğundan, 160 TL den iki müdafii ücretinin 320 TL.nin suça sürüklenen çocuktan alınarak hazineye irat kaydına'' ve ''Suça sürüklenen çocuğun beraat eden dosya çıktıktan sonra kovuşturma aşamasında bir müdafii ile kendisini savunduğundan, 274 TL müdafiilik ücretinin suça sürüklenen çocuktan alınarak hazineye irat kaydına'' cümlelerinin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C-Sanık ... hakkında müştekiler ... ve ...'ya karşı suçları ile ilgili olarak kurulan hükme yönelik olarak temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müşteki ...'nın, olay günü komşunun evinin kapı zilinin çalması üzerine dışarı çıktığında sanığın kaçmakta olduğunu gördüğünü beyan etmesi karşısında, sanığın 31.05.2011 tarihinde hırsızlık eyleminin icrai hareketlerine henüz başlamadığı kabul edilerek sadece 20.05.2011 tarihli hırsızlık suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, eylemlerinin teselsül ettiği kabul edilip 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uygulanarak fazla ceza tayini,
2-Müşteki ...'nın birleşen 2010/196 esas sayılı dava dosyasının 26.11.2010 tarihli duruşmasında bozuk paraların yanında altınlarının da bulunduğunu ancak sadece bozuk paraların çalındığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, günün ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü ve olayın oluşuna göre çalınan eşyaların değerinin azlığı da gözetilerek 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3-Suçu işlediği tarihte 18 yaşından küçük olan sanık hakkında hükmedilen kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi gereğince adli para cezasına veya maddede yazılı diğer seçenek ve yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
4-Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında 5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca, baroya yazı yazılarak yaşı küçük sanığın savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafiler görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiilere ödenen avukatlık ücretinin dosyadaki bilgilerden düzenli mali geliri bulunmadığı anlaşılan sanığa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 12.06.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy